Blog

Amasya'da Gezilecek Yerler

  • Ana Sayfa
  • Blog
  • Seyahat
  • Amasya'da Gezilecek Yerler
    Balkanlar'a ilk Gidişinizde Görülmesi Gereken Yerler Amasya'da Gezilecek Yerler Venedik'te Gezilecek Yerler Türkiye'den Vizesiz Gidilebilecek Ülkeler Doğu Ekspresi Hakkında Her Şey Dünyanın 7 Harikası Stockholm'de Keşfedilecek Yerler Karadeniz'in Doğa Harikaları Avrupa'ya İlk Seyahatinizde Görmeniz Gereken Yerler
Önceki Yazı
09 Aralık 2025
3 dk
Sonraki Yazı

Yeşilırmak'ın hayat verdiği bereketli topraklarda, binlerce yıllık tarihiyle adeta açık hava müzesi gibi uzanan Amasya, Türkiye'nin en eşsiz şehirlerinden biri. Pontus krallarından Osmanlı şehzadelerine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan şehir, her köşesinde ayrı hikâye fısıldar. Nehrin kıyısına inci gibi dizilmiş o meşhur Yalıboyu Evleri, hemen üzerlerindeki kayalara oyulmuş ihtişamlı Kral Kaya Mezarları’na kadar her detayıyla sizi büyüleyecek.

Amasya Kalesi

Amasya'nın silüetini belirleyen ve şehrin tarih boyunca stratejik önemini kanıtlayan ilk durak, görkemli Amasya Kalesi'dir. Harşena Dağı'nın en yüksek zirvesine kurulu olan kale, Pontus Krallığı döneminden başlayarak Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi büyük medeniyetler tarafından kullanılmıştır. Her dönemde o dönemin kültürüne uyan ögelerle tamir edildiği için birçok medeniyetin izlerini üstünde taşır. Kaleye tırmandığınızda göreceğiniz eşsiz panorama, Yeşilırmak'ın kıvrımını, Yalıboyu Evleri'ni ve tüm modern şehri bir arada sunar.

Kral Kaya Mezarları

Kalenin hemen eteklerinde, nehri izleyen dik kayalıklara oyulmuş olan Kral Kaya Mezarları ise, Amasya'nın en çarpıcı yapılarıdır. Pontus Krallığı'nın yöneticileri için M.Ö. 3. yüzyılda yapılan devasa mezarlar, adeta kayaların içine açılmış birer pencere gibidir. Yaklaşık 18 adet olduğu bilinen mezarlar, o dönemin mimari becerisini gözler önüne serer. Mezarlara ulaşan dar merdivenli yollarda yürümek, sizi tam anlamıyla tarihin içine çekecektir.

Hazeranlar Konağı: Yalıboyu Evlerinin Zarafet Abidesi

Yeşilırmak kıyısında, Amasya işçiliğinin zirvesini temsil eden Hazeranlar Konağı, 19. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin günümüze ulaşmış en güzel örneklerinden biridir. 1872 yılında Amasya Defterdarı Hasan Bey tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım için yaptırılan konak, Amasya'nın yaşam kültürünü sergileyen bir müzedir. Konağın iç mekânları, ahşap oymacılığın en zarif örnekleriyle, kalem işi süslemelerle ve dönemin mobilyalarıyla donatılmıştır. Hazeranlar Konağı'nı ziyaret ettiğinizde, Amasya'da Osmanlı ailesinin gündelik yaşantısına yakından tanıklık edeceksiniz.

Amasya Arkeoloji ve Mumyalar Müzesi

Amasya'nın dört yanından çıkan zengin arkeolojik buluntuları bir araya getiren müze, şehrin Hititlerden Osmanlı'ya uzanan çok katmanlı tarihine ışık tutar. Ancak müzeyi benzersiz kılan ve adını duyuran ana bölüm, Mumyalar Salonu'dur. Salonda, Anadolu'da nadir görülen İlhanlılar dönemine ait olduğu bilinen Amasya Valileri ile onlara ait çocukların mumyaları sergilenmektedir. Mumyalar, dönemin defin gelenekleri hakkında eşsiz bilgiler sunarken, ziyaretçilere hem ürkütücü hem de büyüleyici bir deneyim yaşatır. Müzede ayrıca Roma dönemine ait heykeller, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait el yazmalarını inceleyebilirsiniz.

Sultan II. Bayezid Camii ve Külliyesi

Amasya'nın merkezinde, Yeşilırmak'ın hemen kenarında yükselen Sultan II. Bayezid Camii Külliyesi, şehrin Osmanlı döneminden kalan en önemli yapılar topluluğudur. 1486 yılında Sultan II. Bayezid tarafından inşa ettirilen külliye, o dönemin sosyal yaşamının da merkeziydi. Külliye; ana cami, medrese (ilim okulu), imaret (aşevi) ve şadırvandan oluşur.

Cami, erken Osmanlı mimarisinin zarafetini yansıtan iki minareli yapısıyla dikkat çeker. Özellikle iç mekândaki kalem işi süslemeler, külliyenin nehir manzarasıyla bütünleşen konumu ziyaretçileri büyüler. Külliye'nin bir parçası olan medrese ise, Amasya'nın bir "Şehzadeler Şehri" olarak ne kadar önemli bir eğitim merkezi olduğunu gözler önüne serer.

Bimarhane (Darüşşifa)

Amasya'nın merkezinde yer alan Bimarhane (eski adıyla Darüşşifa), Anadolu Selçukluları dönemine ait en önemli yapılardan biridir. Tıp tarihimiz açısından büyük bir değere sahiptir. 1308 yılında İlhanlı Hükümdarı Olcaytu ve eşi Uduz Hatun adına inşa ettirilen yapı, tıp eğitimi verilen bir medrese olarak da kullanılmıştır.

Bimarhane'yi özel kılan en önemli özellik, o dönemde akıl hastalarının müzikle tedavi edildiği yöntemlere ev sahipliği yapmış olmasıdır. Yapının göbeğinde yer alan su havuzları, tedavi edici atmosfer oluşturmak üzere tasarlanmıştır. Amasya Bimarhanesi, geçmişte uygulanan tedavi yöntemleri ile günümüzde bile ziyaretçileri etkiler.

Ferhat ile Şirin Su Kanalları: Aşk Uğruna Yarılmış Kayalar

Efsaneye göre Ferhat, sevdiği Şirin'e kavuşmak için padişahın imkânsız şartı olan dağları delerek şehre suyu getirme görevini üstlenmiş, aşkının gücüyle bu kanalları inşa etmiştir.

Romantik hikâyenin ötesinde, kanallar aynı zamanda büyük bir tarihi mühendislik harikasıdır. Su kanalları, M.Ö. I. yüzyılda, Amasya'ya içme suyu getirmek amacıyla dik kayalıklar oyularak yapılmıştır. Amasya şehir merkezinin yaklaşık 3-4 kilometre güneybatısında yer alan kanallar hem efsaneyi yaşatır hem de antik dönem su yönetimi becerisine hayranlık uyandırır.

Her Hakkı Miles&Smiles Kuveyt Türk’e aittir. © 2025